Almanya merkezli SPIRIT-E araştırma projesi, elektrikli kamyonların yalnızca taşıma aracı olmadığını, aynı zamanda şebeke için mobil enerji depolama ünitesi olarak çalışabileceğini kanıtladı. Ağustos 2023'te başlayan ve Ekim 2026'da sona eren proje, Alman federal hükümeti tarafından finanse edildi ve DLR (Alman Havacılık ve Uzay Merkezi) liderliğinde yürütüldü. Shell Business Recharge Solutions (SBRS) çift yönlü DC şarj altyapısını geliştirirken, ilk canlı çift yönlü şarj gösterimi Nisan 2026'da MAN eTGX modeli ile yapıldı.
Gerçek dünya testi başarılı oldu
Proje kapsamında Regensburg yakınlarındaki Schmid lojistik firmasının sahasında oluşturulan gerçek dünya laboratuvarında, elektrikli kamyonların bataryalarından şebekeye enerji verme potansiyeli test edildi. Kullanılabilir batarya kapasitesi 480 kWh olan MAN eTGX, SBRS'nin geliştirdiği çift yönlü DC şarj istasyonu sayesinde 350 kW'a kadar gücü şebekeye geri verebildi. İletişim için uluslararası ISO 15118-20 standardı kullanıldı ve üç farklı çift yönlü uygulama başarıyla test edildi: Araçtan Araca (V2V), Araçtan Tesise (V2S) ve Araçtan Şebekeye (V2G).

TUM (Münih Teknik Üniversitesi) araştırmacıları, çalışmalarını altı Alman ağır yük filosundan toplanan 2,15 milyon kilometrelik gerçek sürüş verisine dayandırdı. Sonuçlara göre, e-kamyonlar enerji maliyetlerini düşürme fırsatı sunuyor. TUM'a göre enerji maliyetlerinde %10'luk bir tasarruf potansiyeli gerçekçi bulunuyor. Araştırmacılar bunun somut karşılığını şöyle ifade ediyor: “Yılda 100.000 kilometre yapan bir kamyon için %10 tasarruf, 10.000 kilometrelik enerji maliyetine eşdeğer.”
Akıllı şebeke entegrasyonu ve depo şarjı
Proje kapsamında lojistik sahalardaki özel şarj altyapısının üçüncü taraflara açılması ve rezervasyon seçenekleri de test edildi. Rezervasyonlu şarj noktaları sayesinde zaman kaybı medyanda yalnızca %1 ila %4 arasına düştü. Özel depo şarj altyapısı ile fotovoltaik paneller ve batarya depolama sisteminin birleşimi, %25 ila %44 arasında daha fazla tasarruf sağlayabildi.

Akıllı şebeke entegrasyonunun filo toplam maliyetlerini km başına ortalama 1,7 sent düşürdüğü görülürken, çift yönlü şarj ile bu tasarruf km başına 6,1 sente ulaştı. TUM araştırmacıları, e-kamyon bataryalarının depo veya kamu şebekesi için enerji depolama görevi görebileceğini ve bunun taşımacılık firmalarına gelecekte ek bir gelir kaynağı sağlayabileceğini belirtiyor.
Projede TUM, Fraunhofer IEE, Enerji Ekonomisi Araştırma Merkezi, TenneT, Hubject, Consolinno Energy, MAN Truck & Bus ve Schmid lojistik gibi kurum ve firmalar yer aldı.
Neden önemli?
SPIRIT-E projesinin sonuçları, elektrikli ağır vasıtaların yalnızca taşımacılık maliyetlerini düşürmekle kalmayıp aynı zamanda enerji piyasasında aktif bir oyuncu haline gelebileceğini gösteriyor. Türkiye’de lojistik sektörü ve büyük ölçekli filolar için bu, hem işletme maliyetlerini optimize etme hem de şebeke yükünü dengeleme anlamına geliyor. Özellikle depo altyapısına güneş enerjisi ve batarya depolama eklenmesiyle elde edilecek %44’e varan ek tasarruflar, Türkiye’deki yüksek enerji maliyetleri göz önüne alındığında filo elektrifikasyonunu daha cazip hale getirebilir. Projenin vurguladığı %10’luk enerji tasarrufu, yılda 100.000 kilometre yol yapan bir kamyon için 10.000 kilometrelik enerji giderine denk geliyor; bu, herhangi bir filo yöneticisinin dikkate alması gereken somut bir veri.


















Yorumlar (0)