Frankfurt am Main, toplu taşıma filosunda sıfır emisyonlu araçların payını %26'ya çıkardı. Kentte şu anda 109 sıfır emisyonlu otobüs işletmede ve bu araçlar 418 otobüslük toplam filonun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Belediyenin hedefi 2033 yılına kadar tüm otobüs filosunu bataryalı elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlara dönüştürmek.
Filonun dağılımı, dönüşümün tek bir teknolojiye bağlanmadığını gösteriyor: 77 bataryalı elektrikli otobüsün yanında 32 hidrojen yakıt hücreli otobüs hizmet veriyor. Böylece Frankfurt, hem depo şarjına dayanan bataryalı araçları hem de hidrojen yakıt hücresiyle çalışan otobüsleri aynı işletme içinde bir arada kullanan kentler arasında yer alıyor.

2018'de beş araçla başlayan program
Frankfurt'un otobüs elektrifikasyon programı 2018 yılında beş Solaris Urbino 12 elektrikli otobüsle başladı. O tarihten bu yana filoya Solaris, Irizar, CaetanoBus ve Ebusco marka araçlar katıldı; hidrojen yakıt hücreli otobüs filosu ise Solaris siparişleriyle geliştirildi. 2026 tarife yılında dokuz adet Ebusco bataryalı elektrikli otobüs hizmete girdi. Bu dokuz araç, Transdev Rhein-Main GmbH (TDRM) tarafından işletiliyor.
İşletme maliyeti ve menzil
traffiQ genel müdürü Tom Reinhold'a göre bir elektrikli otobüsün işletme maliyeti, karşılaştırılabilir bir dizel otobüse kıyasla yaklaşık %40 daha düşük. Reinhold, bataryalı elektrikli otobüslerin şarj başına 250 ila 300 kilometre menzile ulaştığını belirtiyor. Bu iki veri, dönüşümün yalnızca emisyon azaltımı değil, aynı zamanda işletme bütçesi açısından da ele alındığını ortaya koyuyor.

Şarj altyapısında atıktan enerji
Frankfurt'un bataryalı elektrikli otobüs filosunun bir kısmı, Heddernheim'daki belediye atıktan enerji üretim tesisinde şarj ediliyor. Kentin bu yaklaşımı, şarj enerjisinin kaynağını da dönüşümün parçası haline getiriyor. Frankfurter Entsorgungs- und Service GmbH (FES) ile TDRM arasındaki iş birliği ise araçların servis ve bakım süreçlerini de kapsıyor.
2027-2028 döneminde filo büyüyor
- 2027'den itibaren on adet ilave bataryalı elektrikli solo otobüs hizmete girecek.
- 2028'de doğu Frankfurt'ta işletilmek üzere 39 elektrikli otobüs daha tedarik edilecek.
- 2028 Aralık'tan itibaren 25, 57, 81, 82, 83 ve 85 numaralı minibüs hatları tamamen elektrikli işletmeye dönüştürülecek.
- Rödelheim'da planlanan Batı elektrikli otobüs deposu, 200'e kadar bataryalı elektrikli ve hidrojenli otobüs için park ve şarj kapasitesi sağlayacak; depo mevcut Römerhof deposunun yerini alacak.
- Doğu elektrikli otobüs deposu ise ICB tarafından Seckbach'ta geliştiriliyor.
Takvimde bir gecikme de var: tam filo dönüşümü için mevcut hedef 2033 iken, orijinal hedef 2030'du. Yeni depo açılmadan önce geçici bir önlem olarak ICB, 52 adet konvansiyonel dizel otobüsü işletmeye aldı. Bu durum, elektrikli filo büyümesinin depo ve şarj kapasitesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.
Neden önemli?
Frankfurt örneği, bir kentin otobüs filosunu dönüştürürken hangi adımların kritik hale geldiğini gösteriyor: araç tedariği kadar depo, şarj gücü ve bakım organizasyonu da planın parçası olmak zorunda. Elektrikli otobüslerde şarj başına 250-300 kilometre menzil ve dizel araca göre yaklaşık %40 daha düşük işletme maliyeti, toplu taşıma işletmecileri için dönüşümün mali gerekçesini oluşturuyor. Türkiye'de belediye ve özel halk otobüsü filolarını yenileyen işletmeciler için de benzer bir sıralama geçerli: hat yapısına uygun menzil, depo sahasında yeterli şarj kapasitesi ve servis-bakım yetkinliği sağlanmadan elektrikli otobüs yatırımı beklenen tasarrufu üretmiyor. Hidrojen ve bataryalı araçların aynı filoda birlikte kullanılması ise tek bir teknolojiye bağlı kalmak istemeyen işletmeler için uygulanabilir bir model olarak öne çıkıyor.
















Yorumlar (0)