Polestar ve Oxford Üniversitesi, elektrikli otomobil performansının sürücüde yarattığı hissi biyometrik verilerle ölçmek için bir pilot çalışma gerçekleştirdi. İsveç'teki Gotland Ring pistinde yapılan testte, 12 sürücü göz takip cihazı ve kalp atış hızı monitörüyle donatıldı. Araç olarak Polestar 4'ün 200 kW (268 hp) Rear motor ve 400 kW (544 hp) Dual motor Performance paketli versiyonları kullanıldı.
Test sonuçları, Performance paketli aracın eşleşen turlarda %32 daha yüksek tepe ivmesi ve %15 daha az direksiyon eforu gerektirdiğini ortaya koydu. Sürücülerin performans ve dinamik skoru Performance versiyon için 89.2/100, Rear motor versiyon için 67.7/100 olarak kaydedildi. Genel deneyim kalitesinde ise Performance 93.0/100, Rear motor 77.9/100 puan aldı.

Biyometrik veriler, dinamik sürüş sırasında katılımcıların daha az göz kırptığını, göz bebeklerinin büyüdüğünü ve bakışlarını daha uzun süre sabit tuttuklarını gösterdi. Sürücüler performansı 'kontrollü bir hız treni' olarak tanımlarken, bir katılımcı aracın 'kendinizi olduğunuzdan daha iyi bir sürücü gibi hissettirdiğini' söyledi.
Oxford SDG Impact Lab doktora araştırmacısı Max Klapow, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: 'Performans sadece daha hızlı gitmekle ilgili değil, öngörülebilir araç tepkileriyle sürücüye güven ve kontrol hissi vermektir.' Polestar Ürün Müdürü Christian Samson ise 'Sadece teknik özelliklerle yakalanamayacak bir şeyi anlamak istedik' diyerek çalışmanın amacını özetledi.

Araştırmacılar bu çalışmayı bir fizibilite pilotu olarak nitelendiriyor ve daha büyük bir çalışma gerektiğini belirtiyor. Polestar, ABD'de 2027 model yılından itibaren bağlantılı araç kuralı nedeniyle yeni araç satışından men edilmiş durumda. Güney Kore'de üretilen Polestar 4 ile marka şimdi planlarını Avrupa'ya odaklıyor.
Neden önemli?
Bu çalışma, elektrikli otomobil performansının yalnızca 0-100 km/s hızlanma veya beygir gücü gibi teknik verilerle değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Sürücünün aracı nasıl hissettiği, güven ve kontrol duygusu, gerçek dünya kullanımında en az rakamlar kadar belirleyici olabilir. Türkiye'de elektrikli otomobil almayı düşünen kullanıcılar için bu tür çalışmalar, test sürüşlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda ipucu veriyor: Hızlanma değerlerinin yanı sıra aracın tepkilerinin öngörülebilirliği ve sürücüye verdiği güven hissi de önemli bir satın alma kriteri haline gelebilir.

















Yorumlar (0)