Avustralyalı madencilik devi Fortescue, 240 tonluk elektrikli maden kamyonlarını şarj etmek için alışılmadık bir çözüm geliştirdi: Otomotiv fabrikalarında kullanılan KUKA kaynak robotlarını, 6 MW gücündeki şarj kablolarını yönetecek şekilde uyarladı. Şirket, Pilbara bölgesindeki maden sahasında bu sistemi devreye alarak ağır hizmet araçlarının elektrifikasyonunda önemli bir adım attı.
Robotlar nasıl çalışıyor?
Fortescue, otomotiv montaj hatlarından alınan ve son derece güçlü olan KUKA robotlarını, sıvı soğutmalı ve insanların güvenle kaldıramayacağı kadar ağır olan 6 MW'lık şarj kablolarını taşımak için yeniden programladı. Şirket yetkililerine göre, bu güçte bir şarj cihazı üreten kimse olmadığı için bileşenlerin çoğu da sıfırdan geliştirilmek zorunda kalındı. İnsansı robotların bu ağır kabloları kaldırmaya henüz hazır olmadığı belirtiliyor.

Sistem, 240 ton ağırlığındaki Liebherr T264E elektrikli damperli kamyonların 3,2 MWh (3.200 kWh) kapasiteli bataryasını sadece 30 dakikada tamamen şarj edebiliyor. Bu batarya kapasitesi, yaklaşık 40 adet Tesla Model Y'nin bataryasına eşdeğer. Fortescue ve Liebherr, 2024 yılından bu yana birlikte çalışarak bu 6 MW'lık şarj sistemini geliştirdi.
Finansman ve hedefler
Proje, Avustralya Yenilenebilir Enerji Ajansı'ndan (ARENA) 10 milyon Avustralya doları hibe desteği aldı. Fortescue'nun 2030 yılına kadar operasyonlarında gerçek net sıfır emisyona ulaşma hedefi bulunuyor. Şirketin eski Fortescue Zero CEO'su Ellie Coates, "Motorsporlarından gelen dünya standartlarındaki batarya ve şarj çözümleri kabiliyetimizi kullanarak, Pilbara'nın zorlu koşulları için hızlı şarj cihazları geliştirdik" dedi.

Bu arada, Çinli otomobil markaları 2 MW 'flaş şarj' ile gündeme gelirken, Fortescue'nun 6 MW'lık sistemi endüstriyel elektrifikasyonda çok daha büyük bir ölçeği temsil ediyor.
Neden önemli?
Fortescue'nun bu çözümü, ağır vasıta ve madencilik ekipmanlarının elektrifikasyonunda karşılaşılan en büyük engellerden birini aşıyor: devasa bataryaların kısa sürede şarj edilmesi. Türkiye'de de maden ocakları ve büyük inşaat sahalarında kullanılan ağır iş makinelerinin elektrifikasyonu gündeme geldiğinde, bu tür robotik şarj sistemleri örnek teşkil edebilir. Ayrıca, otomotiv endüstrisindeki mevcut robotik altyapının farklı sektörlerde yeniden kullanılabileceğini gösteren bu yaklaşım, endüstriyel elektrifikasyonun maliyetini düşürme potansiyeli taşıyor.
















Yorumlar (0)