Tesla, direksiyon simidi ve pedalları olmayan Cybercab modelini 2026 yılı sonuna kadar müşterilere teslim etmeyi hedefliyor. Ancak şirket, denetimsiz tam otonom sürüş (FSD) yazılımının en erken 2027'nin ikinci çeyreğinde kullanıma sunulacağını duyurdu. Bu takvim uyuşmazlığı, araçların yaklaşık altı ay boyunca sürüşe uygun olmamasına neden olacak.
Tesla Mühendislik Başkan Yardımcısı Lars Moravy, şirketin üç aylık kazanç çağrısında yaptığı açıklamada, "Kısacası Cybercab'leri bu yılın sonuna kadar müşterilere ulaştırmaya çalışıyoruz. Texas'ta çok sayıda araç üretiyoruz ancak bunların tamamı kendi dahili Robotaxi filomuza gidiyor" dedi. Moravy, Tesla büyüdükçe müşterilere tamamen otonom araçlar teslim edeceklerini ve Cybercab'in bu alandaki ilk model olacağını ekledi.

Tesla CEO'su Elon Musk ise Cybercab'lerin çoğunlukla Tesla'ya ait taşıma-hizmeti araçları olacağını vurguladı. Şirketin Robotaxi hizmeti şu anda yalnızca 2 eyalette 6 şehrin sınırlı bölümlerinde faaliyet gösteriyor. Denetimsiz FSD yazılımının, Robotaxi'nin halihazırda çalıştığı bölgelerde bile Q2 2027'ye kadar müşterilere sunulmayacağı belirtildi.
Cybercab'in direksiyon simidi ve pedalları olmadan tasarlanması, aracın tam otonom sürüş yazılımı olmadan fiziksel olarak kullanılamayacağı anlamına geliyor. Mevcut FSD sistemi Seviye 2 otonomi sunarken, denetimsiz sürüş için Seviye 4 veya 5 gerekiyor. Tesla daha önce Robotaxi'nin 2025 sonuna kadar ABD nüfusunun yarısını kapsayacağını tahmin etmişti ancak bu hedef tutturulamadı.
Neden önemli?
Bu durum, otonom sürüş teknolojisinin vaat edilen takvimlerle gerçek dünya uygulamaları arasındaki farkı bir kez daha gözler önüne seriyor. Elektrikli otomobil kullanıcıları için Tesla'nın Cybercab gibi yenilikçi bir modeli piyasaya sürmesi heyecan verici olsa da, aracın temel işlevini yerine getirebilmesi için yazılım güncellemesini beklemek zorunda kalmaları önemli bir kullanıcı deneyimi sorunu yaratıyor. Bu gecikme, otonom sürüş teknolojilerinin olgunlaşma sürecinin hâlâ devam ettiğini ve tüketicilerin satın alma kararlarında bu tür takvim risklerini göz önünde bulundurması gerektiğini gösteriyor.
















Yorumlar (0)