Yüksek benzin fiyatları ve yeni araç kredisi piyasasındaki daralma, ikinci el elektrikli otomobil pazarında beklenmedik bir hareketlilik yarattı. iSeeCars tarafından yayımlanan son verilere göre, ikinci el elektrikli araçlar (EV) galerilerde ortalama 30 günün altında satılıyor. Bu süre, sektörün yeni araçlar için belirlediği 75 günlük hedefin oldukça altında ve ekim ayında yeni araçların galeride kaldığı ortalama 82 günle karşılaştırıldığında dikkat çekici bir fark ortaya koyuyor.
En hızlı satılan ikinci el EV modeli, ortalama 29,8 günle Audi Q4 Sportback e-tron Quattro oldu. Onu 35 gün veya daha kısa sürede satılan Toyota BZ4x, Lexus RZ300e, Honda Prologue ve Polestar 2 takip ediyor. BMW i4, iX, Kia EV6 ve Chevrolet Equinox EV ise 35 günün bir-iki gün üzerinde bir satış hızına sahip. Bu modellerin tamamı, benzinli araçların ortalama satış süresinin oldukça altında kalıyor.

Fiyatlar da yükseliyor
Hızlı satışın yanı sıra ikinci el EV fiyatlarında da belirgin bir artış yaşanıyor. Eylül 2026 itibarıyla ikinci el bir elektrikli otomobilin ortalama satış fiyatı 32.533 dolar olarak kaydedildi. Bu rakam, bir yıl önceki 29.637 dolara kıyasla 2.896 dolarlık bir artışa işaret ediyor. iSeeCars verilerine göre, geçen ay EV'lerin ortalama satış fiyatı %9,8 oranında yükselirken, içten yanmalı motorlu (ICE) araçlarda bu artış yalnızca %0,3 seviyesinde kaldı.
iSeeCars analisti Karl Brauer, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: Hibritler fiyat ve satış hızında ılımlı iyileşme gösterirken, benzinli araçların satış süresi uzadı.
Bu durum, tüketicilerin artan yakıt maliyetleri karşısında elektrikli araçlara yöneldiğini ve bu yönelimin ikinci el pazarında hem talebi hem de fiyatları yukarı çektiğini gösteriyor.

Galeriler, araç stoklarını floorplan kredisi adı verilen kısa vadeli finansmanla yönetiyor. Her ek gün, faiz maliyeti ve olası curtailment (kredi limitinin aşılması) riski anlamına geliyor. Bu nedenle ikinci el EV'lerin hızlı satılması, galeriler için finansal açıdan da büyük önem taşıyor. Talepteki artışa karşılık arzın aynı hızda artmaması, mevcut araçların daha da hızlı tükenmesine yol açıyor.
Neden önemli?
Bu veriler, elektrikli otomobil pazarının olgunlaştığını ve ikinci el segmentinin de artık ciddi bir talep gördüğünü ortaya koyuyor. Türkiye'de de benzer bir eğilimin izlenmesi mümkün; artan akaryakıt fiyatları ve sıfır araçlara erişimdeki zorluklar, ikinci el EV'lere olan ilgiyi artırabilir. Ancak Türkiye'deki ikinci el EV pazarı henüz ABD'deki kadar derin olmadığı için, fiyat artışları ve satış hızı daha farklı seyredebilir. Yine de bu küresel eğilim, elektrikli otomobil almayı düşünen kullanıcılar için ikinci el seçeneğinin giderek daha cazip hale geldiğini ve bu araçların değer kaybının sanıldığı kadar yüksek olmadığını gösteriyor.
















Yorumlar (0)