Tesla, Avrupa pazarında 'Full Self-Driving' (FSD) adıyla sunduğu sürücü destek paketinin ismini 'Tesla Assisted Driving' olarak değiştirdi. Karar, Almanya Ulaştırma Bakanlığı'nın (BMV) mevcut adlandırmanın sürücüleri yanıltıcı olduğu yönündeki uyarısının ardından geldi. Şirket, Eylül 2026'da Bakan Steffen Bilger ile yaptığı görüşmelerde bu değişikliği teklif etmişti.
Almanya ile varılan anlaşma kapsamında sistem, hız sınırının en fazla yüzde 10 üzerine çıkabilecek. Bu oran, Hollanda'da onaylanan versiyonda yüzde 50'ye kadar izin verirken oldukça muhafazakâr bir seviyede kaldı. Almanya'nın bu sınırlamayı AB genelindeki onay sürecinde de destekleyeceği belirtiliyor. Bakan Bilger, Tesla sürücülerinin sistemi AB genelinde mümkün olan en kısa sürede kullanabilmesini istediğini ifade etti. Elon Musk ise Almanya'ya 'Danke schoen' diyerek teşekkür etti.

Tesla'nın yenilenen Almanya sayfası, ABD'deki FSD sayfasının birebir çevirisi olarak dikkat çekiyor. Sayfada hâlâ sistemin 'neredeyse her yerde' aktif gözetim altında sürüş yapacağı ve 'insan sürücülerden 7 kat daha güvenli' olduğu iddiaları yer alıyor. Ayrıca sayfa 'Die Zukunft ist autonom' başlığıyla Robotaxi ve Cybercab'i tanıtıyor. Buna karşılık ABD'de tesla.com/fsd adresinde paket hâlâ 'Full Self-Driving (Supervised)' olarak aylık 99 dolara satılıyor.
Sistem şu anda 8 AB ülkesinde onaylı durumda: Hollanda, Litvanya, Estonya, Danimarka, Belçika, Slovenya, Çekya ve Hırvatistan. Almanya listede henüz yer almıyor. Blok çapında onay için 27 üye ülkeden 15'inin ve AB nüfusunun yüzde 65'inin desteği gerekiyor. Ancak AB oylaması en erken Aralık 2026'ya ertelendi. Fransa ve İsveç, hız konusundaki endişelerini dile getirdi.

Tesla'nın otonom sürüş vaatleri geçmişte de tartışma konusu olmuştu. Şirket, 2016'da ürettiği tüm araçların tam otonom sürüş donanımına sahip olduğunu iddia etmiş; Elon Musk, Nisan 2019'da FSD'nin yıl sonunda 'feature complete' olacağını ve 2020'de 1 milyon robotaksi olacağını söylemişti. Ancak Tesla, 2016-2023 arası satılan araçların otonom sürüş donanımına sahip olmadığını kabul etti. Kaliforniya'da bir yargıç, FSD ismini 'açıkça yanlış ve gerçek dışı' olarak nitelendirmişti.
Neden önemli?
Bu isim değişikliği, Avrupa'da otonom sürüş teknolojilerine yönelik düzenleyici baskının arttığını gösteriyor. 'Full Self-Driving' gibi abartılı adlandırmaların yerini daha gerçekçi ve şeffaf tanımlamalar alıyor. Türkiye'de elektrikli araç kullanıcıları için bu gelişme, sürücü destek sistemlerinin yetenekleri konusunda daha net bilgilendirme yapılması gerektiğini hatırlatıyor. AB onay sürecinin sonucu, Avrupa genelinde olduğu gibi Türkiye'de de benzer sistemlerin pazar koşullarını etkileyebilir.

















Yorumlar (0)