İsviçre, ticari kamyonlar için şarj altyapısını destekleyen 'in charge' programının bütçesini iki katına çıkararak 40 milyon İsviçre frangına (yaklaşık 43 milyon euro) yükseltti. Federal Enerji Ofisi (BFE) tarafından onaylanan ek fon, İklim Koruma Yasası'ndan (KlG) sağlanıyor ve ticari araç derneği ASTAG tarafından yönetiliyor.
Program başlangıçta 20 milyon İsviçre frangı (yaklaşık 21,5 milyon euro) ile başlatılmıştı. Ancak yıl başından ekim başına kadar 224 başvuru alınması ve bunlardan 135'inin onaylanması üzerine ek 20 milyon İsviçre frangı daha serbest bırakıldı. Orijinal fonun yaklaşık 19 milyon İsviçre frangı tahsis edilmiş durumda.

Onaylanan projeler, yaklaşık 687 elektrikli kamyonun kullanıma sunulmasını sağlayacak. Bu sayede yılda yaklaşık 52.088 ton CO₂ azaltımı bekleniyor. Programın genel hedefi ise yaklaşık 600 dizel kamyonun elektrikli araçlarla değiştirilmesi, yaklaşık 60 megavat şarj kapasitesi sağlanması ve yılda yaklaşık 14 milyon litre dizel tasarrufu elde edilmesi.
ASTAG Merkez Başkanı Thierry Burkart, yüksek talebin sektörün iklim dostu teknolojilere yatırım yapmaya hazır olduğunu gösterdiğini belirtti. Burkart, "Ek fonlarla daha fazla nakliye şirketi şarj altyapısını geliştirme ve filolarını kademeli olarak elektriklendirme fırsatı bulacak. Bu, yatırım güvenliği yaratıyor ve KOBİ'lerimizin rekabet gücünü güçlendiriyor" dedi.

Program yalnızca 250 çalışana kadar olan KOBİ'lere açık. Her şirket için planlama, şebeke bağlantısı, tedarik hatları ve şarj ekipmanı maliyetlerinin maksimum yüzde 40'ı karşılanıyor. Program 2026 yılında başladı ve 2030 yılına kadar devam edecek.
İsviçre, Avrupa'da en yüksek elektrikli kamyon tescil oranına sahip ülkelerden biri. 2026 yılının ilk yarısında 16 ton üzeri araçlarda elektrikli kamyonların payı yüzde 26'ya ulaştı. Ayrıca elektrikli kamyonlar için geçiş ücreti muafiyeti 2031 yılına kadar devam ediyor.
Neden önemli?
İsviçre'nin bu adımı, ağır ticari araçların elektrifikasyonunda kamu-özel sektör iş birliğinin nasıl çalışabileceğine dair somut bir örnek sunuyor. Özellikle KOBİ'lere yönelik olması, filo dönüşümünün sadece büyük şirketlerin değil, küçük ölçekli taşımacıların da ulaşabileceği bir hedef olduğunu gösteriyor. Türkiye'de de benzer bir dönüşüm süreci yaşanırken, şarj altyapısı yatırımlarının ve teşvik mekanizmalarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. İsviçre modeli, hedefli fonlama ve sektör derneklerinin aktif yönetimiyle dönüşümün hızlandırılabileceğini kanıtlıyor.


















Yorumlar (0)