Beş hükümet, Kanada’nın Britanya Kolumbiyası’ndaki Vancouver’dan Meksika’daki Baja California’ya uzanacak sıfır emisyonlu kamyon koridoru BC2BC planını duyurdu. ABD tarafında I-5 hattı çevresinde şekillenecek proje, uzun mesafe yük taşımacılığında altyapı uyumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Planın ilk aşamasında 20 elektrikli kamyon şarj istasyonu ve 3 hidrojen yakıt istasyonu kurulması öngörülüyor. Koridorun bugün ortalama günde yaklaşık 10.000 kamyon tarafından kullanılması, bu hattın ticari taşımacılık açısından ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Bu nedenle proje sadece tek bir ülkenin değil, sınır ötesi lojistik zincirinin tamamını ilgilendiren bir altyapı çalışması olarak öne çıkıyor.

Beş hükümet, teknik standartların, altyapı planlamasının ve diğer gerekliliklerin birlikte koordine edilmesi konusunda taahhütte bulundu. Bu yaklaşım, filo operatörleri için güzergâh boyunca şarj veya yakıt erişiminin öngörülebilir hale gelmesi açısından önemli görülüyor. Global Green Road Corridors girişiminin parçası olan BC2BC, benzer koridor projeleri Afrika, Avrupa, Amerika ve Asya’da geliştirilirken duyuruldu.
Lansman etkinliği Port of Long Beach’te yapıldı ve organizasyona Volvo Group North America, Southern California Edison, Tesla, EV Realty ve King Fio Trucking katıldı. Etkinlikte IMC Logistics, 4Gen Logistics, Volvo, Tesla ve ZM Trucks’a ait sıfır emisyonlu kamyonlar da sergilendi. Proje, Kaliforniya’nın mevcut sıfır emisyonlu kamyon şarj ve yakıt altyapısı çalışmalarını Kanada ve Meksika sınırlarına doğru genişletmeyi hedefliyor.

Ayrıca BC2BC’nin, Caltrans’ın Kaliforniya-Baja California Sınır Master Planı’nın sonraki baskısına girdi sağlaması bekleniyor. Bu da koridoru, tek başına bir altyapı duyurusunun ötesine taşıyıp bölgesel planlamanın parçası haline getiriyor.
Neden önemli?
Uzun mesafeli elektrikli kamyon kullanımında en büyük sorunlardan biri, rota boyunca güvenilir şarj ve yakıt altyapısının olmaması. BC2BC gibi sınır ötesi koridorlar, filo planlamasını kolaylaştıran ortak standartlar ve istasyon ağı sayesinde elektrikli ağır vasıta geçişini hızlandırabilir. Türkiye açısından bakıldığında proje doğrudan yerel bir yatırım anlamı taşımıyor; ancak ticari araç elektrifikasyonunda altyapının yalnızca araçtan değil, koridor ölçeğinde planlanmasının ne kadar kritik olduğunu göstermesi bakımından önemli bir örnek sunuyor.

















Yorumlar (0)