Almanya'nın 2027 federal bütçe taslağı, elektrikli otobüs sübvansiyonlarını 403 milyon avrodan 130 milyon avroya düşürmeyi öngörüyor. Bu %68'lik kesinti, PwC tarafından hazırlanan bir çalışmaya göre 2030 yılına kadar yaklaşık 7.200 daha az elektrikli otobüs alımına yol açabilir. Çalışma, 15 Ekim 2026'da VDV (Alman Ulaştırma İşletmeleri Birliği) ve Klima-Allianz Deutschland tarafından sipariş edilerek yayımlandı.
PwC'nin analizine göre, önerilen 273 milyon avroluk kesinti yalnızca elektrikli otobüs alımını değil, aynı zamanda yerli tedarik zincirini de olumsuz etkileyecek. Alman şehir içi otobüs sektörü yıllık 1,6-2 milyar avro ekonomik katma değer yaratıyor ve 10.300-12.600 kişiye istihdam sağlıyor. Kesinti nedeniyle yaklaşık 1.000 işin riske girebileceği belirtiliyor. Koalisyon, Bundestag'a kesintilerin geri çekilmesi çağrısı yaptı.

Almanya'da elektrikli otobüs dönüşümü son yıllarda hız kazanmıştı. 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 4.750 sıfır emisyonlu otobüs faaliyetteydi ve filo yıllık ortalama %48 büyüdü. 2025'te yaklaşık 2.900 yeni kayıtlı şehir otobüsünden 1.397'si elektrikliydi; bu %48'lik bir pazar payına denk geliyor. 1 Temmuz 2026 itibarıyla bu sayı 6.000'in üzerine çıktı ve Almanya tarifeli otobüs filosunun %12'sini oluşturdu. Bu filonun yaklaşık %70'i federal destek almıştı.
Önde gelen üreticiler Daimler Buses, MAN ve Iveco olurken, Avrupalı üreticiler pazarın %85'inden fazlasını oluşturuyor. Elektrikli otobüslerin yaklaşık %72'si bu üç markadan geliyor. Bununla birlikte, elektrikli otobüslerin satın alma maliyeti hâlâ dizel muadillerine göre oldukça yüksek. Standart bir bataryalı-elektrikli otobüs yaklaşık 580.000 avro, dizel eşdeğeri ise 310.000 avro (fark 270.000 avro). Körüklü elektrikli otobüs yaklaşık 780.000 avro, dizel 410.000 avro (fark 370.000 avro). Şarj altyapısı, şebeke bağlantısı, bakım tesisleri ve depo dönüşümü gibi ek maliyetler bu fiyatlara dahil değil.

PwC çalışması üç farklı senaryoyu karşılaştırdı: bütçe taslağı (2027'de 130 milyon avro), Dönüşüm (403 milyon avro devam) ve Lider pazar (511 milyon avro). 2026'da 5.750 elektrikli otobüs olduğu tahmin edilirken, 2030'da bütçe taslağı senaryosunda 10.250, Dönüşüm'de 11.800, Lider pazar'da ise 17.500 otobüse ulaşılacağı öngörülüyor. Ortalama yıllık eklemeler sırasıyla 1.100, 1.500 ve 2.900 elektrikli otobüs olacak. Bütçe taslağı senaryosunda 2027-2030 arasında yaklaşık 6.000 yeni dizel otobüs satın alınması gerekecek.
Bu kesinti, AB düzenlemeleriyle de çelişiyor. Temiz Araçlar Direktifi gereği yeni şehir otobüslerinin %65'i temiz araç olmalı ve bunların yarısı sıfır emisyonlu; bu yılda yaklaşık 950-1.900 elektrikli otobüse denk geliyor. Almanya'nın federal iklim koruma programı 2030'a kadar şehir otobüslerinin %50'sinin elektrikli olmasını hedefliyor; bu da yılda yaklaşık 2.550 elektrikli otobüs alımı anlamına geliyor. AB ağır vasıta CO2 standartları ise 2030'dan itibaren yeni şehir otobüslerinde %90 sıfır emisyon hedefi koyuyor; bu da yılda yaklaşık 2.900 elektrikli otobüs gerektiriyor. Bütçe taslağı senaryosundaki 1.100 adetlik yıllık ekleme, bu hedeflerin oldukça gerisinde kalıyor.
Neden önemli?
Almanya, Avrupa'nın en büyük otobüs pazarı ve elektrikli otobüs dönüşümünde öncü ülkelerden biri. Sübvansiyonlardaki bu büyük kesinti, yalnızca Almanya'daki filo elektrifikasyon hızını yavaşlatmakla kalmayacak, aynı zamanda Avrupalı üreticilerin ölçek ekonomisi yakalamasını da zorlaştıracak. Türkiye'de elektrikli otobüs üretimi ve ihracatı yapan firmalar için Almanya kritik bir pazar. Bu kesinti, Türkiye'den Almanya'ya yapılan elektrikli otobüs ihracatını da doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, sübvansiyonların azalması, toplu taşıma işletmecilerinin elektrikli otobüse geçiş kararlarını ertelemelerine veya dizel tercih etmelerine yol açarak, sektörün karbon ayak izi hedeflerini olumsuz etkileyebilir.

















Yorumlar (0)